Anlaşmalı boşanma, taraflar boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaştığında çekişmeli sürece göre daha hızlı ilerleyebilen bir yoldur. Ancak "anlaşmalı" olması, sürecin özensiz hazırlanabileceği anlamına gelmez; mahkemenin protokolü onaylaması için belirli asgari şartların eksiksiz sağlanması gerekir. Uygulamada sıkça karşılaşılan bazı hatalar, süreci beklenenden uzatabilir.

İlk hata, protokolün genel/muğlak ifadelerle hazırlanmasıdır. Nafaka miktarı, ödeme şekli, mal paylaşımının kapsamı gibi konularda net olmayan ifadeler, hâkimin protokolü onaylamakta tereddüt etmesine yol açabilir. Rakamların, ödeme tarihlerinin ve kapsamın açık biçimde yazılması önemlidir.

İkinci sık hata, müşterek çocuk varsa kişisel ilişki (görüşme) düzeninin somut biçimde belirlenmemesidir. "Uygun zamanlarda görüşülecektir" gibi ifadeler yerine, hafta içi/hafta sonu, resmi tatiller ve yaz dönemi gibi başlıkların ayrı ayrı düzenlenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkları önler.

Üçüncü olarak, mal rejimi tasfiyesinin boşanma protokolüyle karıştırılması sık görülen bir durumdur. Protokolde mal paylaşımına ilişkin bir düzenleme yapılmışsa, bunun ileride ayrıca bir mal rejimi tasfiyesi davasına konu olup olmayacağının netleştirilmesi gerekir; aksi hâlde taraflar arasında protokolün kapsamı tartışmalı hâle gelebilir.

Son olarak, duruşmaya hazırlıksız gidilmesi de süreci uzatan bir etkendir; hâkim, protokolü ve tarafların beyanlarını birlikte değerlendirir. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kendi durumunuza özgü bir değerlendirme için hukuki danışmanlık alınması önerilir.